"Sırt ağrısı problemleri bugün, bundan birkaç yıl öncesine kadar hiç
düşünülmediği kadar artmıştır” diyor ortopedi uzmanı Friedrich Bodem, gelecekte
de azalması mümkün görünmüyor. Halk hastalığı haline dönüşen ve gençlerde de
sık rastlanan sırt ağrıları çok büyük bir hızla artmaktadır. 18 ila 55 yaş
aralığındaki kişilerin yarısı sırt ağrısı çekiyor ve bu sayının %25 i hatta
ağır sırt ağrıları çekiyorlar. Hastalarda genelinde fıtık var ve istatistiklere
göre 38 yaş civarındakilerde sık görülüyor.
Eksperlerin tahminlerine göre toplam 22,5 milyar €’nün, 13,5 milyar €’su,
sağlık sigortaları tarafından bu ağrılar için kullanılmaktadır.
Sağlık jimnastikçileri ve doktorlar çaresiz.
Kiel’deki Lubinis kliniğinin şef doktoru ortopedist Christof Hopf
“sırt ağrılarının %80’ninin nedeni bilinmemektedir” diyor. Bu da tedavi
imkânlarının kısıtlı olmasının şaşırılacak bir durum olmadığını
göstermektedir. Sihirli kelime önlem almaktır.
Doğru miktarda su ile
doldurulmuş bir Akva su yatağıyla en azından geceleri vücudun tamamının aynı
oranda korunması omurga ve kaslar için tam anlamıyla iyi bir dinlenme sağlar.
Doğru yatmakla omurgadaki diskler kendileri için gerekli olan sıvı besini çok daha
rahat alarak, kendilerini yenilerler, ertesi güne kendilerini daha dirençli olmaya
hazırlarlar.
Su miktarında yapılan değişikliğin tek nedeni, su yatağının tam olarak uygun
olmasını sağlamaktır. Bu tecrübeyle kazanılan bir şeydir, size satışı yapan ve
yatağı kuran kişinin bu konuda iyi bilgisi olması gerekir.
Su yatağındaki tedavi edici ısı kasları gevşetir, özellikle sporcular için tam bir
rahatlama sağlar ve gerginlikten oluşan kasılmalardan ileri gelen ağrıları azaltır
veya tamamen yok eder, ağrı kesici ilaçların alınmasını minimuma indirir.
Sert veya yumuşak normal yataklarda yan yatıldığında omurgada, omurganın özellikle
bel kısmı tek taraflı yataktan baskı gördüğü için ve sırt kasları
gerildiğinden vücutta çok kolay deformasyonlar meydana gelir.
Akva su yatakları genelde baş ağrılarına ve ense ağırlarına
neden olan ense omurgasını korur. Uygun alçak bir yastıkla veya ayarlanabilir su
yastığıyla ense kısmı rahatlar.
Önemli bir başka konuda, doğru uyku klimasıdır, uykuda omuz ve ense kısmının
üşümesi bu kısımların ağrımasına neden olmaktadır.
Bochum Üniversitesinden Prof. Jürgen Krämer normal yataklarda yatanlara omurgalarının
zarar görmemesi için yastığı katlayarak ense ve dizlerinin altına koymalarını
önermektedir, su yatağında yatanların böyle bir şeye ihtiyacı yoktur, çünkü su
yatağı vücudu her yatış şeklinde en iyi şekilde korur, ayrıca sırt kasları
sıcaklıkla rahatlar ve kuvvetlenir. Normal yataklarda yan veya yüz üstü
yatıldığında katlanmış yastığın her hangi bir fonksiyonu kalmaz. Dr. Gartner
“Tıp ve Çevre” dergisinde “Vücut İçin En İdeal Yatak Su Yatağıdır”
şeklinde açıklaması şaşırılacak bir durum değildir.
“CONSUMER BOND” dergisinin yapmış olduğu ankete göre, su yatağı kullanan 1200
kişiden %93’de sırt ağrıları ya tamamen yok olmuştur, ya da çok azalmıştır.
Suyun üzerinde uyku ile ilgili tanınmış araştırmalarda, Stanford Medikal Center der
University of San Diego in Kaliforniya Amerika’da ve Prince Henry Hospital Sydney
Avustralya’da yapılmıştır.
Kaynaklar: Lit. 2 Horn, H.R., Ortopedik Yatak, Nebraska Medical Journal,
Haziran 1972,S.190-191